(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 86, 116, 119) (YHGK. 03.02.2009 T. 2008/11-250 E. 2009/13 K.)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: I- Sanık M. A. hakkında mala zarar vermek ve hakaret suçlarından, sanık B. A. hakkında hakaret suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanık M. A. müdafii, sanık B. A. ve katılanın temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE;
II - Sanık B. A. hakkında mala zarar vermek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
III - Sanık M. A. ve B. A. hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Oluşa, dosya kapsamına, katılan, tanıklar ve sanıkların anlatımlarına göre; sanıklar ile katılan arasında arazilerinde bulunan zeytin ağacı sebebiyle husumet bulunduğu, bu sebeple tarafların suç tarihinde tartıştıkları, aynı gün saat 17:00 sıralarında katılanın oturduğu eve katılana cebir, şiddet ve tehdit kullanmaksızın açık kapıdan izinsiz girdikten sonra her iki sanığın katılanı birlikte kasten yaraladıkları ve oda kapısının camını da kasten kırdıkları, dolayısıyla sanıkların eylemlerinin 5237 Sayılı T.C.K.nun 116/1., 119/1-c ve 86/2. maddelerinde düzenlenen gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozma ve kasten yaralama suçlarını oluşturacağı gözetilmeden olayda uygulama yeri bulunmayan aynı yasanın 116/4. maddesi gereğince hüküm
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 3.2.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın tazminat talebi olmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanık M. A.'ya yüklenen konut dokunulmazlığını bozmak suçundan doğan herhangi bir maddi zararının da bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık M. A. hakkında 5271 Sayılı C.M.K.nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen koşulun oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle sanık M. A. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık M. A. müdafii, sanık B. A. ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy