(5237 S. K. m. 53, 142) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 Sayılı C.M.K.nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı kasıtlı bir suçtan mahkum olmama koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 Sayılı T.C.K.nun 53. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarının sanığa hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olması karşısında; hangi haklardan ne kadar süre ile yoksun bırakılacağı infaz aşamasında gözetilebileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamedeki bu konuya ilişkin düşünceye katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanık müdafii tarafından kaçak bedelinin ödendiğine ilişkin Vakıflar Bankasının 6.3.2007 tarihli dekontunun sunulması karşısında; katılan kurumdan kaçak bedelinin ödenip ödenmediği sorulup araştırıldıktan sonra ödenmiş olduğunun anlaşılması halinde 5237 Sayılı T.C.K.nın 168/2. maddesinin uygulanması olanağının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Katılan kurum vekilinin oturumlarda hazır bulunmadığı, sadece katılma istemini içeren dilekçeyi mahkemeye verdiğinin anlaşılması karşısında; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre dilekçe yazım ücreti yerine yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy