Tebliğname No : 2 - 2008/86969
MAHKEMESİ : Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/12/2007
NUMARASI : 2007/579
SUÇ : Geceleyin konut dokunulmazlığını bozma, kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla tebliğnamedeki (5) numaralı bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık ve katılanın soruşturma aşamasında uzlaşmak istemediklerine dair ifadelerinin kasten yaralama suçuna yönelik olduğu anlaşılmakla, sanığa atılı geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunun 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 253. maddesinin 1. fıkrası b bendi uyarınca; soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaşma kapsamındaki suçlardan olduğu halde, 5271 sayılı CMK. nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kasten yaralama suçundan gün karşılığı adli para cezasının belirlenmesi sırasında, uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK’ nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-Katılana ait doktor raporunda darp ve cebir izi bulunmadığının belirtildiği, katılan ile tanık Ç.. G..’ nün aşamalardaki ifadelerine göre sanığa atılı kasten yaralama suçunun kalkışma aşamasında kaldığı ve iddianamede sanık hakkında TCK’ nın 35. maddesinin uygulanması istendiği halde, gerekçesi açıklanmadan ve CMK’ nın 226. maddesi gereğince sanığa ek savunma hakkı da verilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurulması,
4-Suç tarihinde 5237 Sayılı TCK.nun 52/2. maddesi uyarınca kasten yaralama suçundan temel adli para cezasının alt sınırının 5 gün olduğu gözetildiğinde, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle, TCK’ nın 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy