(5237 S. K. m. 51, 52, 61, 62, 228) (5271 S. K. m. 34, 40, 231, 232, 309)
Dava: Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan sanık M. A.'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 228, 52/1, 61/9, 62, 52/2.maddeleri gereğince 25 tarih hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 5237 sayılı Kanun'un 51/1.maddesi uyarınca ertelenmesine dair Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/04/2009 günlü ve 2008/1 esas, 2009/228 s. karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/03/2010 tarih ve 2010/2727/17212 s. yasa yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2010 tarih ve 2010/75148 s. tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre;
1- 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Sair Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la değişik 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca yalnızca hapis cezasının ertelenebileceği gözetilmeden, hükmolunan adli para cezasının da ertelenmesine karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK' nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yasa yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Karar: 5271 sayılı Kanunun 34/2. maddesinde; Kararlarda, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir., 232/6. maddesinde; Hüküm fıkrasında, yasa yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerekir. biçiminde emredici düzenlemeler bulunmaktadır. Gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi zorunludur.
5271 sayılı kanunun 40. maddesinin 1. fıkrasında, kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, 2. fıkrasında ise, kanun yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde, kişinin kusursuz sayılacağı hususlarının düzenlenmesi karşısında, kanun yolu, mercii, süre ve şekilden birinin veya birkaçının hiç gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi halinde, 5271 sayılı Kanunun 40. maddesindeki düzenleme uyarınca eski hale getirme nedeninin varlığı kabul edilmelidir.
Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin incelemeye konu 07.04.2009 günlü kararında, sanığın yokluğunda verilen hükmün, kanun yolu, mercii ve süresi belirtilmiş, kanun yoluna başvuru şekli gösterilmemiştir. Eksikliğin giderilmesi için yeniden çıkarılan ve 26.11.2009 günü tebliğ edilen bildirimde de kanun yolu başvuru şekline yer verilmemiştir. Sanığın, başvuru şekli konusunda bilgilendirilmesi ve eski hale getirme talebinde bulunarak kanun yoluna başvurması durumunda hukuksal sürecin tamamlanması gerekmektedir.
5271 sayılı CMK'nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma kurumu, kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın kanun yararına bozulması olanaksızdır. Kanun yolu başvuru şekli gösterilmeyen hükmün kesinleştiğinden sözedilemez.
Sonuç: Bu itibarla, sanığa, başvuracağı kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli usulüne uygun biçimde açıklanarak, gerekçeli karar yeniden tebliğ edilip, kararın usulüne uygun biçimde kesinleşmesi sağlandıktan sonra yasa yararına bozma isteminde bulunulması mümkün bulunmakla, Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 07.04.2009 tarih ve 2008/1, 2009/228 s. kesinleşmemiş karara yönelik yasa yararına bozma isteminin REDDİNE, 28.04.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy