(5237 S. K. m. 53, 179) (5271 S. K. m. 34, 40, 232, 309)
Dava ve Karar: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık İ. K.'ın 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1-b maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine, anılan Kanun'un 53/6. maddesi gereğince 3 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına dair Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/04/2007 günlü ve 2006/579 esas, 2007/294 s. karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/04/2010 tarih ve 2009/3997/22573 s.yasa yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/04/2010 tarih ve 2010/95547 s. tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu:
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın mahkum olduğu suçun kasıtlı suç olması karşısında, 5237 s. Kanun'un 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 S. CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yasa yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği Düşünüldü:
5271 s. Kanunun 34/2. maddesinde; Kararlarda, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir., 232/6. maddesinde; Hüküm fıkrasında, yasa yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerekir. biçiminde emredici düzenlemeler bulunmaktadır. Gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin gösterilmesi zorunludur.
5271 s. kanunun 40. maddesinin 1. fıkrasında, kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, 2. fıkrasında ise, kanun yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde, kişinin kusursuz sayılacağı hususlarının düzenlenmesi karşısında, kanun yolu, mercii, süre ve şekilden birinin veya birkaçının hiç gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi halinde, 5271 s. Kanunun 40. maddesindeki düzenleme uyarınca eski hale getirme nedeninin varlığı kabul edilmelidir.
Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin incelemeye konu 19.07.2007 günlü kararında, sanığın yüzüne karşı verilen hükmün, kanun yolu başvuru şekli ve süresi belirtilmiş, kanun yolu ve mercii gösterilmemiştir. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün, bu eksiklik sebebiyle kararın kesinleşmediği yönündeki 10.09.2009 günlü yazıları üzerine, kanun yolu ve merciinin bildirilmesi yerine, anılan yazının sanığa tebliği ile yetinilip, 08.01.2010 günü tebliğ edilen bu bildirimde de kanun yolu ve merciine yer verilmemiştir. Sanığın, kanun yolu ve mercii konusunda bilgilendirilmesi ve kanun yoluna başvurması durumunda hukuksal sürecin tamamlanması gerekmektedir.
5271 S. CMK'nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma kurumu, kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın kanun yararına bozulması olanaksızdır. Kanun yolu ve mercii gösterilmeyen hükmün kesinleştiğinden söz edilemez.
Sonuç: Bu itibarla, sanığa, başvuracağı kanun yolu, mercii, süresi ve başvuru şekli usulüne uygun biçimde açıklanarak, gerekçeli karar yeniden tebliğ edilip, kararın usulüne uygun biçimde kesinleşmesi sağlandıktan sonra yasa yararına bozma isteminde bulunulması mümkün bulunmakla, Denzili 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 17.04.2007 tarih ve 2006/579, 2007/294 s. kesinleşmemiş karara yönelik yasa yararına bozma isteminin REDDİNE, 12.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy