(5237 S. K. m. 50, 52, 228) (5271 S. K. m. 34, 40, 232, 309)
Dava ve Karar: Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan sanıklar H. T. ve B.S.'ün, 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 228/1. maddesi gereğince 1'er ay hapis ve 30'ar tarih karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmalarına, adli para cezalarının aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirasından hesaplanarak 600,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklara verilen kısa süreli hapis cezalarının anılan Kanun'un 51/1-a maddesi gereğince ertelenmesine dair Fatih 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/06/2009 günlü ve 2005/1364 esas, 2009/861 s. karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19.05.2010 tarih ve 2010/5764-31771 s.yasa yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2010 tarih ve 2010/131426 s. tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanıklar hakkında tayin edilen 1 ay kısa süreli hapis cezasının 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmiş bulunulmasında isabet görülmediğinden 5271 S. CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yasa yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
5271 s. Kanunun 34/2. maddesinde; Kararlarda, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir., 232/6. maddesinde; Hüküm fıkrasında, yasa yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerekir. biçiminde emredici düzenlemeler bulunmaktadır. Gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi zorunludur.
5271 s. kanunun 40. maddesinin 1. fıkrasında, kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, 2. fıkrasında ise, kanun yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde, kişinin kusursuz sayılacağı hususlarının düzenlenmesi karşısında, kanun yolu, mercii, süre ve şekilden birinin veya birkaçının hiç gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi halinde, 5271 s.Kanunun 40. maddesindeki düzenleme uyarınca eski hale getirme nedeninin varlığı kabul edilmelidir.
Fatih 1. Sulh Ceza Mahkemesinin incelemeye konu 23.06.2009 günlü kararında, sanıkların yokluğunda verilen hükmün, kanun yolu, süresi ve başvuru şekli gösterilmiş, kanun yolu mercii belirtilmemiştir. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün bu husustaki tespiti üzerine, eksikliğin giderilmesi için yeniden çıkarılan ve sanık Bayram Soykök'e tebliğ edilemeyip, sanık H. T.'a 16.02.2010 günü tebliğ edilen bildirimde de kanun yolu merciine yer verilmemiştir. Sanıkların, kanun yolu mercii konusunda bilgilendirilmesi ve kanun yoluna başvurmaları durumunda hukuksal sürecin tamamlanması gerekmektedir.
5271 S. CMK'nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma kurumu, kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın kanun yararına bozulması olanaksızdır. Kanun yolu mercii gösterilmeyen hükmün kesinleştiğinden söz edilemez.
Sonuç: Bu itibarla, sanıklara, başvuracakları kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli usulüne uygun biçimde açıklanarak, gerekçeli karar yeniden tebliğ edilip, kararın usulüne uygun biçimde kesinleşmesi sağlandıktan sonra yasa yararına bozma isteminde bulunulması mümkün bulunmakla, Fatih 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 23.06.2009 tarih ve 2005/1364, 2009/861 s. kesinleşmemiş karara yönelik yasa yararına bozma isteminin REDDİNE, 30.06.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy