(5237 S. K. m. 86) (5271 S. K. m. 34, 40, 231, 232, 309)
Dava ve Karar: Basit yaralama suçundan sanık R. O.'ın, 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 86/2-3a. maddeleri uyarınca 3.600 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231/8. maddesine göre 5 yıl denetim süresi belirlenmesine, 231/8-c maddesi uyarınca 1 yıl müddetle içkili eğlence yerlerine ve içki satılan yerlere gitmesinin yasaklanmasına yükümlülüğünün yerine getirilmesine, yükümlülük için sanığın denetimli serbestlik şube müdürlüğüne müracaat etmesine yer olmadığına bu hususun adli sicil kayıtlarından ve bağlı bulunduğu karakoldan takip edilmesine dair Fethiye Sulh Ceza Mahkemesinin 23/11/2009 günlü ve 2009/590 esas, 2009/744 s. karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/05/2010 tarih ve 2010/5516/30418 s. yasa yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/06/2010 tarih ve 2010/133344 s. tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini müteakip, 5271 s. Kanun'un 231/8-c maddesi uyarınca belirlenen yükümlülüğün takibi hususunda infazı kısıtlar şekilde yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 S. CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yasa yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. Gereği düşünüldü:
5271 s. Kanunun 34/2. maddesinde; Kararlarda, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir., 232/6. maddesinde; Hüküm fıkrasında, yasa yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerekir. biçiminde emredici düzenlemeler bulunmaktadır. Gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi zorunludur.
5271 s. kanunun 40. maddesinin 1. fıkrasında, kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, 2. fıkrasında ise, kanun yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde, kişinin kusursuz sayılacağı hususlarının düzenlenmesi karşısında, kanun yolu, mercii, süre ve şekilden birinin veya birkaçının hiç gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi halinde, 5271 s. Kanunun 40. maddesindeki düzenleme uyarınca eski hale getirme nedeninin varlığı kabul edilmelidir.
Fethiye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin incelemeye konu 23.11.2009 günlü kararında, kararın tebliğinden itibaren 7 tarih içerisinde itiraz edilebileceği belirtilip, karar yüze karşı verildiği için tebliğ edilmemiştir. Kanun yoluna başvuru süresinin tefhimden itibaren işleyeceği konusunda bilgilendirilmeyen sanığın yanıltılması söz konusu olduğundan, süre konusunda bilgilendirilmesi, kanun yoluna başvurması durumunda hukuksal sürecin tamamlanması gerekmektedir.
5271 S. CMK'nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma kurumu, kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın kanun yararına bozulması olanaksızdır.
Sonuç: Bu itibarla, sanığa, başvuracağı kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli usulüne uygun biçimde açıklanarak, gerekçeli karar yeniden tebliğ edilip, kararın usulüne uygun biçimde kesinleşmesi sağlandıktan sonra yasa yararına bozma isteminde bulunulması mümkün bulunmakla, Fethiye 2. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 23.11.2009 tarih ve 2009/590-744 s. kesinleşmemiş karara yönelik yasa yararına bozma isteminin REDDİNE, 23.06.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy