MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma, Görevli memura direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet, Temyliz isteminin reddine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen 11.06.2008 günlü hükmün sanığın haberdar olmadığı zorunlu müdafiine tebliğ olunup, temyiz edilmediği gerekçesiyle 11.09.2008 tarihinde kesinleştirilerek infaza verildiği, ancak sanığın kararın kendisinden haberdar olmadığı zorunlu müdafiine tebliğ edildiğini bildirerek 31.01.2013,08.02.2013 ve 25.03.2013 tarihli dilekçeler ile temyiz hakkının geri verilmesini ve hükmü temyiz ettiğini bildirmesi üzerine Mahkemenin 29.04.2013 tarih, 972-601 sayılı ek kararı ile infazın durdurulması ve temyiz talebinin reddettiği, bu karara yönelik itiraz üzerine de Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17.05.2013 tarih,2013/415 D.İş sayılı karar ile eski hale getirme talebinin kabulüne, infazın durdurulmasına karar verdiği ve dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
5271 sayılı CYY'nn 42. maddesinin 1.fıkrasındaki, “süresinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek ise eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” hükmü karşısında, sanığın temyiz dilekçesi ile birlikte bulunduğu eski hale getirme istemi hakkında temyizi esastan incelemeye yetkili Yargıtay tarafından karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın istemi hakkında gerek Gaziantep 2.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 29.04.2013 tarih,972-601 sayılı ek karar gerekse bu karara karşı yapılan itirazla ilgili Gaziantep 2.Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği 17.05.2013 tarih, 2013/415 D.İş sayılı eski hale getirme talebinin kabulüne dair kararın hukuken bir geçerliği olmadığı ve sanığın yokluğunda verilen kararın kendisine zorunlu olarak atanan müdafiine tebliğ edildiği ve sanığın atanan bu müdafiiden haberdar olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın eski hale getirme talebinin kabulü ile; sanığın öğrenme üzerine yapmış
olduğu 31.01.2013,08.02.2013 ve 25.03.2013 günlü temyiz istemlerinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I- Sanık hakkında görevli memura direnme suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı 765 sayılı TCK'nın 258/1.maddesinde düzenlenen görevli memura direnme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4.maddesinde belirtilen 5 yıllık zamanaşımının, karar tarihi olan 11.06.2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği ve CGK'nın 22.01.2013 tarih,2012/6-1142 esas, 2013/17 karar sayılı ilamında da kabul edildiği üzere konut dokunulmazlığını ihlal suçunda TCK’nın 119/1-c maddesinin de uygulanması halinde,suç CMK'nın 253/1-b-3 maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunmadığından tebliğnamedeki bu hususa yönelik bozma düşüncesine katılınmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekinin beyanlarına, yapılan keşfe ve olay yeri tespit tutanağına göre hırsızlık eyleminin müşteki ...'un ikametgah olarak kullandığı evinin alt katında bulunan ahırdan gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında sanığın eylemine uyan TCK'nın 142/1-b maddesi yerine, yazılı şekilde aynı Yasanın 142/2-g maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirildiği kabul edildiği halinde sanığa verilen cezanın TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 25/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy