MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık ... ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık ... ... hakkında 5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesi uyarınca verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan ''hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına'' ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. madde ve fıkrasına göre itiraz yasa yolu açık olup, yine aynı Yasanın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin İADE edilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından, sanık ... ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören yakınan ...' ın, 03/09/2012 tarihli eylem yönünden sanık ... hakkında açılan dava yönünden kovuşturma evresinde duruşma günü bildirilmek suretiyle duruşmadan haberdar edilerek kamu davasına katılma ve kanıtları sunma haklarını kullanma olanağı sağlanmamış ise de; yakınanın hükmü temyiz ederek katılma iradesini açıkça ortaya koyması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 237/2.maddesi uyarınca yakınan ...' ın 03/09/2012 tarihli eylem yönünden sanık ... hakkında açılan davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dosyada mevcut ... Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 01/02/2013 tarihli iddianamesinde sanıklar ... ve ... hakkında 25/01/2012 tarihinde; yine aynı sanıklar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 20/03/2013 tarihli iddianamesinde sanıklar ... ve... hakkında 26/05/2011 tarihinde ...' a ait petrol boru hattından hırsızlık yaptıklarından bahisle kamu davası açıldığı ancak her iki iddianamede belirtilen suç tarihi ile incelemeye konu dosyadaki her üç suç tarihi arasındaki zaman dilimi dikkate alındığında 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde düzenlenen müteselsil suç hükümlerinin oluşmadığı anlaşıldığından, ayrıca sanık ... ... hakkında atılı hırsızlık suçlarının teşebbüs aşamasında kaldığına dair gösterilen gerekçe yasal ve yeterli bulunduğundan tebliğnamedeki bu husustaki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-... ili ... ilçesi için olay tarihinde güneşin 06:25' te doğduğu ve 17:52' de battığı, dosyada mevcut 13/10/2012 tarihli tutanakla sabit devriye görevi yapan jandarmanın saat 01:30 sıralarında suça konu yere gelindiğinin ve boru hattı üzerinde kazıntı olduğunun tespit edildiğinin, kazıntı olan bölgeden üç kişinin koşarak kaçtığının görüldüğünün tespit edilmesi karşısında, 13/10/2012 tarihinde işlenen hırsızlık suçu yönünden suçun geceden sayılan zaman dilimi içinde işlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken 5237 sayılı TCY.nın 143. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık ... ... hakkında hırsızlık suçundan verilen cezadan TCK'nın 35.maddesi uyarınca indirim yapılırken cezanın 3 yıl 9 ay hapis cezası yerine, 3 yıl 4 ay hapis, 62 maddesi gereğince indirim yapılırken sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza hükmolunması,
3-Dosyada mevcut 03/09/2012 tarihli tutanak içeriğinden olay günü ihbar üzerine sanık ...' ın evinde ve tarlasının yanından geçmekte olan boru hattının kontrolünde sanığın tarlasında bir adet boru hattının delinmek suretiyle vana sisteminin takılı olduğunun, vana sisteminin olduğu bölgenin 7 metre güneyinde sanığın tarlasının içerisinde bir adet kova içerisinde 300 cc ham petrol olduğunun ve boru üzerinde izolasyon amacı ile kullanılan malzemenin olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında sanık ...' ın 03/09/2012 tarihli hırsızlık eyleminin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK.nun 142/3 maddesi gereğince hırsızlık suçunun sıvı veya gaz halindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunacağı düzenlenmiş, aynı Yasanın 142/2. fıkrasında sayılan hallerde ise hırsızlık suçu için cezanın üst sınırının 7 yıl olarak düzenlendiği, ancak sanık ... hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken temel cezanın 8 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
5-Sanık ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi, aynı Kanunun 43. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı Yasanın 61/5. maddesine aykırı davranılması,
6-Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezası ile mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCY.nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
7-Sanıklar ... ve ...hakkında mala zakrar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı sayılı Yasa'nın 65.maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK.nun 152. maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı” ibaresi “dört” şeklinde değiştirilmiş olması karşısında ve mahkumiyet kararındaki teşdit ve arttırım oranı da dikkate alınarak söz konusu yasa değişikliğine göre sanıklar ... ve...' ın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23/09/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy