MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar ..., hakkında, katılanlar ...'a karşı hırsızlık, katılan ...'e karşı mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
17/03/2013 tarihli yakalama tutanağına göre, aynı gün saat 03.15 sıralarında, müştekinin evinde hırsızlık olayının olduğunun bildirilmesi üzerine, Yeşilova İlçe J.K.lığı görevlileri olay yerine geldiğinde sanıkların evde olmadığı, sanıkların araçla uzaklaştıklarının tespit edildiği, Harmanlı köyü çıkışında Burdur istikametine doğru eşgale uyan şüpheli bir aracın hızla gittiğinin görüldüğü, Hacılar J.Krk.K.lığına bilgi verilerek yolu kapatmalarının istendiği, aracın karakol önüne geldiğinde hızla devam ederek arkalarından kendilerini takip eden Jandarma aracının önüne çaldıkları anason dolu çuvalları atarak kaçtıkları ve bir süre sonra da kesintisiz takip olmaksızın yakalandıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında katılanlar ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde, eylemin tamamlandığı gözetilmeden yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması, sanıklar tarafından yola atılan anason çuvallarının görevlilerce müştekiye iade edilmesi nedeniyle olayda rızai bir iadenin söz konusu olmadığı, bu nedenle etkin pişmanlık koşulları oluşmadığı halde sanıklar hakkında katılanlara karşı hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, yine hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde 1 yıl 10 ay 14 gün olarak belirlenen cezadan TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında 1 yıl 6 ay 21 gün yerine 1 yıl 6 ay 11 gün belirlenerek eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar ..., hakkında kurulan hükümlerle ilgili olarak;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
Sanık ... ile ilgili olarak;
TCK'nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin her bir suç için ayrı ayrı uygulanması gerektiği gözetilmeden, her suçtan hüküm kurulduktan sonra sanık hakkında 58. maddenin uygulanması karşısında anılan tekerrür hükümlerinin her üç suç için ayrı ayrı uygulandığı kabul edilmiş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek nitelikte birden fazla ilam bulunan sanık hakkında, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gözetilerek en ağır cezaya konu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı CGTİHK'nun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde sanık hakkında bir yıl denetli serbestlik uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “Turgutlu 2. Asliye ceza mahkemesinin 2009/452 esas 2011/196 karar sayılı ilamı” ve “ takdiren 1 yıl” ibarelerinin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında kamu malına zarar verme ve katılan ...'e karşı işledikleri konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K.sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Oluşa ve dosya içeriğine göre sanıkların kaçarken anason dolu çuvalları, korkarak, kaçmalarını temin etmek amacıyla araçtan aşağıya attıkları olayda, sanıkların kamu malına zarar verme kastı bulunmadığından atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
b-Sanıkların, hırsızlık suçunu işlemek amacıyla rızası hilafına katılanın evine geceleyin girmekten ibaret eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesinde müstakil bir suç olarak tanımlanan konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğu nazara alınarak sanıklar hakkındaki temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesiyle temel ceza belirlenip daha sonra aynı Kanun maddesinin (4.) fıkrasıyla arttırım yapılması,
c-Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklara verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d-Adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek nitelikte birden fazla ilam bulunan sanık ... hakkında, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gözetilerek en ağır cezaya konu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı CGTİHK'nun 108.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın
infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde sanık hakkında bir yıl denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine 13/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy