MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Oluş ve dosya kapsamına göre mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturabileceğinden ve bu hususun tartışılması gerektiğinden bahisle bozma isteyen tebliğnamedeki 1 nolu düşünceye iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- İddianamede, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/2-g maddesinin uygulanması talep edildiği halde, sanığa aynı Kanun'un 142/1-b maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
2- Müşteki tarafından ibraz edilen 16.10.2012 tarihli dilekçe içeriği ve müşteki beyanına göre, zararın müştekinin soruşturma aşamasında verdiği şikayetten vazgeçme dilekçe tarihi olan 04.10.2012 tarihinde karşılandığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy