(5320 S. K. Geç. m. 2) (5237 S. K. m. 31, 33, 35, 50, 62, 142, 143) (5395 S. K. m. 11) (Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu Ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkında Yönetmelik m. 8)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Suça sürüklenen çocuğun temyiz dışı sanıklar ile beraber evdeki içkilerin bir kısmını içtikleri, kalanını da çalmaya kalkıştıklarının anlaşılması üzerine, suça sürüklenen çocuğa atılı hırsızlık suçu tamamlandığı halde, hüküm kurulurken teşebbüs hükümleri uygulanması, suça sürüklenen çocuğun müştekinin evine akşam saatlerinde girip, gece kaldığı, ertesi gün öğle saatlerinde çaldığı eşyalar ile çıkması üzerine, hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 143. maddesi gereğince cezasında arttırım yapılmaması, 5237 sayılı TCK'nın sırasıyla 142/1-b, 35, 31/3, 62. maddeleri uyarınca belirlenen 3 ay 10 gün hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesinin uygulanması neticesinde 2000 TL adli para cezası yerine, 1000 TL adli para cezası olarak belirlenmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 31. ve 33. maddeleri, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi ile Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 8.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması halinde, ayrıca fiili işlediği sırada oniki yaşından küçük çocuklar ile onbeş yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı, somut olayda ise fiili işlediği sırada 15-18 yaş aralığında bulunan, ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuk ile ilgili olarak çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 5/1-d. maddesinde belirtilen sağlık tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan suça sürüklenen çocuk hakkında; "5395 sayılı Kanun'un 5/1-d. maddesinde belirtilen sağlık tedbiri uygulanmasına" ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle; diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 15.03.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy