MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, tehdit, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre hükmün; 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin ve suça sürüklenen çocuk ...'ün temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık ..., suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Kolluk görevlileri tarafından 12/04/2012 tarihinde düzenlenen görgü ve tespit tutanağında bir miktar mazotun yere döküldüğünün belirtilmesi, mağdurlar ...ve ... tarafından bu hususun doğrulanması, mağdur...'nin yere dökülen mazotun 10-20 TL değerinde olduğunu söylemesi karşısında, hırsızlık suçunun tamamlandığına dair mahkemenin kabul ve değerlendirilmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, sanık ... yönünden 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,
3- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Üzerine atılı 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zarara neden olmayan, suç tarihinde kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan ve yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın tür ve süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel oluşturmayan, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile eklenen cümledeki kabul koşulu bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulu gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Suçta kullanılan tabancanın 5237 sayılı TCK'nın 54 maddesi uyarınca müsaderesi talep edildiği halde, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün BOZULMASINA, 03/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy