Tebliğname No : KYB - 2015/256890
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk M.. K..'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1 -b, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 51/1. madde uyarınca ertelenmesine, 51/3. maddesine göre sanığın 2 yıl süreyle denetim altında bulundurulmasına, denetim süresinin yükümlülük yüklenmeden geçirilmesine, denetim süresince rehberlik edecek uzman görevlendirilmesine dair İstanbul 5. Çocuk Mahkemesinin 02/03/2010 tarihli ve 2008/123 esas, 2010/38 sayılı kararının infazı sırasında, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünce yapılan tebligata uymaması üzerine 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul 3. Çocuk Mahkemesinin 30/12/2014 tarihli ve 2014/544 esas, 2014/1075 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 16/02/2015 tarihli ve 2015/43 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/07/2015 gün ve 2015/14458-46004 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/09/2015 gün ve 2015/256890 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/7. maddesinde "Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir." hükmünün yer aldığı, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 29/02/2012 tarihli ve 2012/4723 esas, 2012/7417 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Mahkemece yükümlülük belirlenmemiş olmakla birlikte, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu'nun 5. maddesine, 5560 Sayılı Kanun'un 42. maddesi ile eklenen 2. fıkra uyarınca. Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yapılan çağrılara uyulmaması denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülük ihlali sayılacağı ancak aynen infaz kararı verilebilmesi için çağrıya uymayan hükümlünün Mahkeme tarafından uyarılması gerektiği, 05/03/2014 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tebliğ edilen çağrıya uymayan hükümlüye Mahkeme tarafından bir uyarı tebligatı yapılmadan Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün çağrısına uyulmadığından bahisle erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilemeyeceği gözetilerek, itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İstanbul 5.Çocuk Mahkemesi'nin, 02.03.2010 gün, 2008/123, 2010/38 sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası TCK'nın 51/1.maddesi uyarınca ertelenen hükümlünün, 2 yıl süreyle denetim altında bulundurulmasına karar verilirken, aynı maddenin 6.fıkrası uyarınca herhangi bir yükümlülük belirlenmesine yer olmadığına, 5.fıkrası uyarınca da denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek uzman görevlendirilmesine hükmolunmuştur.
Ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesi, hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hallerinde mümkün olabilecektir. 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Kanunu'nun 5.maddesine, 5560 sayılı Yasa'nın 42.maddesi ile eklenen 2. fıkra uyarınca, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü tarafından yapılan çağrılara uyulmaması, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülük ihlali sayılacak ise de 05.03.2014 tarihinde hükümlüye tebliğ edildiği anlaşılan 07.02.2014 tarihli çağrı yazısında, TCK'nın 191. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği ve bu kararın yerine getirilmesi için çağrıda bulunulduğu belirtilip, ertelenen cezanın ilişkin olduğu hırsızlık suçu yerine başka bir suçtan ve uygulamadan sözedilmesi karşısında, dosya içeriğine uygun olmayan çağrının geçerli sayılamayacağı dikkate alınarak, aynen infaz kararına itirazın bu gerekçeyle kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle öncelikle bu hususta kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy