Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 35 ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2016 tarihli ve 2015/15 esas, 2016/210 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02.11.2016 gün ve 7313-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2016 gün ve 2016/388971 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, kovuşturma aşamasında mağdurun aracının mazot deposunun kilidinin bulunmadığını, daha önceden arızalı olduğunu beyan ettiği, sanığın da savunmasında mazot kapağında kilit bulunmadığını vanalı olduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesi uyarınca cezalandırılması cihetine gidilmesi gerekirken anılan Kanun'un 142/2-h maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Müştekinin aşamalardaki beyanında, bidon içerisinde kolluk tarafından ele geçirilen yakıt haricinde yere de 15-20 litre yakıtın döküldüğünü belirtmesi ve bu sebeple suça konu yakıtın bir kısmının da yere dökülmesi sebebiyle müştekinin tasarruf olanağının kaybolması sonucu eylemin tamamlandığının anlaşılması karşısında, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 12.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy