MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...’ün yokluğunda açıklanan inceleme konusu karar, sanık müdafi Av. ...’ya tefhim edildiği ve avukat tarafından kararın temyiz edildiği anlaşılmış ise de, sanığın Mahkemenin 20/11/2012 tarih ve 2012/100 E ve 2012/476 K sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önce kovuşturma sırasında 31.05.2012 tarihli sorgusunda müdafi istemediğini belirttiği gibi, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığı anlaşılmakla, Av. ...’nun kararı temyiz ettiği 09/10/2015 tarihinde sanık ...’ün müdafii olduğuna dair vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının araştırılması, vekaletnamesi var ise eklenmesi, bulunmaması halinde bu hususun tutanakla tespit edilerek, yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün bizzat sanık ...’e tebliğinin gerektiği ancak hükmün sanığa tebliğ edildiğine dair dosyada bir belgeye rastlanmadığından, gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 04/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy