MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nın 50/2. maddesine göre, uygulanan maddede hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi ve hapis cezasının mahkemece tercih edilmesi halinde, artık hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği ancak aynı Kanun'un 50/3 maddesinde öngörülen diğer tedbirlere çevrilebileceğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-İş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken,temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesi gereğince belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, TCK'nın 116/1. maddesiyle temel ceza belirlenip daha sonra aynı maddenin (4.) fıkrasıyla arttırım yapılması,
2-İş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken , uygulanan Kanun maddesinin TCK’nın 116/2 maddesi yerine 116/1 olarak gösterilmesi,
3-Hırsızlık suçundan kurulan hükümde; sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterdiği gözetilerek TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması yerine aynı Kanun’un 168/1. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
4-Müştekinin kollukta; olay günü sabah işyerine geldiğinde hırsızlığı farkettiğini, kovuşturma aşamasında ise bekçiden, olayın saat 03.00-04.00 arasında meydana geldiğini öğrendiğini beyan etmesi , sanığın saat 19.30’da suçu işlediğini beyan etmesi ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde, gece vaktinin saat 20.15’te başlayıp 05.39’da sona erdiğinin anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesiyle artırılması ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan aynı Kanun'un 116/2. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 06/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy