MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Suça sürüklenen çocuğun 17.06.2015 tarihli savunmasında, motosikletin anahtarsız çalıştığını bildiğim için motosikleti çalıştırdım şeklinde beyanda bulunması, 06.01.2015 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre, motosikletin kontak anahtar yuvasında zorlama izinin bulunduğuna dair tespit yapıldığı, müştekinin 05.01.2015 tarihli kolluk beyanına göre, motosikleti direksiyon kilidi ile kilitleyerek park ettiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk ve müştekinin ifadeleri tekrar alınarak sonucuna göre; motosikletin anahtarsız çalıştığının tespiti halinde eylemin TCK'nın 141/1. maddesi, sabit bir yer olmadan kilitlenerek park edildiğinin tespiti halinde eylemin TCK'nın 142/1-e maddesi ve taklit anahtar kullanılarak çalınması halinde ise eylemin 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu için belirlenen cezadan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca belirlenen 3 yıl hapis cezasından aynı Kanunun 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken 2 yıl hapis yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 4 ay hapis cezasına, devamla aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 1 yıl 8 ay hapis yerine 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, 3. İddianamede, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan TCK'nın 168. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, sanığa anılan maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilerek CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının denetimi bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmaması ve yaptırılmama gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.02.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy