MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanıklar ..., ..., ... hakkında hırsızlık suçundan, sanıklar ..., ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde, TCK’nın 142/2-h, 143., 168 maddeleri uyarınca tayin olunan 3 yıl 9 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesi sırasında cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün yerine, 2 yıl 11 ay 75 gün hapis cezası olarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, zararın kovuşturma aşamasında karşılandığı kabul edildiği ve indirim oranı doğru uygulandığı halde kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK’nın 168/2. maddesi yerine aynı Kanun’un 168/1. maddesi olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Müşteki zararının 09.02.2015 tarihinde ödendiğini beyan ettiği olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında 11.02.2015 tarihli iddianame ile dava açıldığı, bu iddianamenin 23.02.2015 tarihinde kabul edildiği, böylece zararın soruşturma aşamasında karşılandığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında, üzerine atılı hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuğa hükmolunan sonuç cezanın miktarı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesi mümkün olduğu ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin 30.09.2015 tarihli duruşmada lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin talebi erteleme ile ilgili hükümleri de kapsadığı halde bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 53/4. maddesi gereğince aynı Kanun'un 53/1. fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-Kabule göre de;
Zararın kovuşturma aşamasında karşılandığı kabul edildiği ve indirim oranı doğru uygulandığı halde kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK’nın 168/2. maddesi yerine aynı Kanun’un 168/1. maddesi olarak hatalı yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18.02.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy