(5237 S. K. m. 165) (5271 S. K. m. 253)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ek savunma verilmek suretiyle TCK’nın 165. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık hakkında dava açılması sağlanıp dosyaların birleştirilmesinden sonra hüküm kurulması gerektiğine yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Katılanın, içerisinde suça konu telefonunun da bulunduğu çantasının 28/07/2014 tarihinde çalınmasının ardından yürütülen soruşturmada; telefonun ilk olarak 20/08/2014 günü sanık tarafından kullanıldığı, sanığın bahsi geçen telefonu ...’den 120,00 TL karşılığında satın aldığını savunması üzerine tanık olarak dinlenen ....’in, Belediye önünde bulunan standında sergilediği telefonlardan birkaç tanesini sanığa önceki tarihlerde sattığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde sabit bir yerde telefon alım-satım işleriyle uğraşan tanıktan, katılanın Çin malı olup markasını bilmediğini beyan ettiği telefonu satın alan sanığın, suça konu cihazı suç eşyası olduğunu bilerek satın aldığına ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden ve atılı suçu işlediğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde açıklanmadan yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek nitelikte mükerrirliğe esas alınan ilama konu hapis cezasından daha ağır nitelikte mahkumiyetleri bulunan sanık hakkındaki ilamların kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir şekilde dosya arasına alınıp yapılacak inceleme neticesinde sanığın hukuki durumunun tartışılması gerekirken; adli sicil kaydında bulunan Tire Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.11.2011 tarihli ve 2011/165 E., 2011/411 K. sayılı ilamı tekerrüre esas alınarak eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “28/07/2014” yerine “28/03/2014”, “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” olarak kabul edilen suç adının ise “herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık” olarak hatalı yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 14/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)