MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Dairemizin 17/02/2015 tarih ve 2014/33708 E. - 2015/2885 K. sayılı bozma ilamından sonra mahkemece 28/09/2015 tarihli duruşmada bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamının gereğinin kısmen yerine getirilmediği, buna göre bozma ilamı uyarınca tanık dinlenildiği halde, kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcısı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alınarak, sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edip etmediğinin tespiti açısından; sanığın abonesiz olarak enerji kullanmaya başladığı tarih kolluk marifetiyle belirlenip bilirkişi aracılığıyla kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının, sayacın takıldığı tarihe göre karşılaştırılması yapılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik bilirkişi raporuna dayanılarak sanığın yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince katılan kurumun zararını gidermesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararın ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirilip, anılan Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince; sanıklara “şikâyetçi kurumun bilirkişi tarafından tespit edilen vergili ve cezasız gerçek zararını gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği” hususunda bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu halde kurumun bilirkişi tarafından belirlenen vergili ve cezasız gerçek zararı belirtilerek ödemesi konusunda süre verilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy