MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında 11.06.2015 ve 05.11.2015 tarihli oturumların kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden açık duruşma yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuk için 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu olarak görevlendirilen müdafii, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmadan hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1. ve 185. maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Dosya kapsamına ve değer tespit tutanağına göre, müştekinin iş yerinden 40,90 TL para ile değeri 74,00 TL olan 6 paket sigara çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, çalınanların toplam değerinin 114,90 TL olduğu anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihi itibariyle hakkında verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar gerekçe gösterilmek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair hüküm kurulmuş ise de, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi gözetilerek suç tarihinden önce yürürlüğe giren ve aleyhe sonuç doğuran 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesinin somut olayda bahsedilen suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 11.07.2013 ve 21.05.2014 tarihlerinde kesinleşmiş olması dikkate alındığında uygulanma şartlarının bulunmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, hırsızlık suçu bakımından zararın giderilmiş olması nedeni ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan şikayetçinin maddi bir zararının olmaması da gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b. bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında daha önce uygulanmış hükmün açıklanmasının geri bırakılması ilamları olması sebebiyle hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesi gereğince, “bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme” seçenek yaptırımına çevrilirken, seçenek yaptırımın uygulanma süresinin açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, infazda duraksamaya neden olacak şekilde sürenin “en az 2 yıl” olarak öngörülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy