(5237 S. K. m. 35, 141) (5271 S. K. m. 231, 309)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık suçundan sanık G. Ş.’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 35/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2008 tarihli ve 2008/51 Esas, 2008/312 sayılı kararının 25/07/2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 27/04/2009 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına yer olmadığına ilişkin Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2013 tarihli ve 2012/511 esas, 2013/160 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/10/2020 gün ve 11347-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/11/2020 gün ve 2020/96466 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hırsızlık suçundan sanık G. Ş.’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 35/2. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2008 tarihli ve 2008/51 Esas, 2008/312 sayılı kararının 25/07/2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 27/04/2009 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına yer olmadığına ilişkin Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2013 tarihli ve 2012/511 Esas, 2013/160 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Her ne kadar Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesince ihbara konu edilen suçun temyiz edilmeden kesinleştiği gerekçesi ile hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın denetim süresi içerisinde 27/04/2009 tarihinde işlediği konut dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sonuç: Dosya kapsamına göre, sanık...’in yokluğunda verilen Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2013 tarihli kararının sanığa tebliğ edildiğine ilişkin davetiyenin dosya arasında bulunmaması nedeniyle, usulüne uygun olarak tebligat yapılıp-yapılamadığı anlaşılamadığından, hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2013 tarihli kararının sanık ...’e tebliğ edilip, (tebligat yapılmışsa evrakı dosya arasına konularak) usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (MANİSA) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 05.03.2013 tarihli ve 2012/511 esas ve 2013/160 karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 13/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)