(5237 S. K. m. 31, 50, 116, 119, 142, 143) (5395 S. K. m. 35) (Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik m. 20, 21)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuğun suçlamayı kabul etmemesi ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ...’ın soruşturma aşamasında alınan savunmasında müştekiye ait olan ve üst aramasında ele geçen telefonu, suça sürüklenen çocuğun kendisine verdiğini, suçu işleyip işlemediğini bilmediğini söylediği, olaya ilişkin suça sürüklenen çocuk ...’un atfı cürüm niteliğindeki beyanı haricinde başkaca tanık ve delil bulunmaması karşısında, suça sürüklenen çocuğun yüklenen suçu işlemediği yönündeki savunmasının aksine, yüklenen suçu işlediğine ilişkin, mahkumiyetine yeterli, kesin, inandırıcı ve hukuka uygun delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması”
b-Kazanılmış hak uygulamasının, tüm maddeler uygulanıp bulunan sonuç cezanın önceki verilen cezadan fazla olması halinde, infazın önceki ceza miktarı üzerinden yerine getirilmesine karar verilmek suretiyle yapılmasının gerektiği, somut olayda, hırsızlık suçu yönünden aleyhe temyiz edilmeyen 19/12/2014 tarihli ilk hükümde 5237 sayılı TCK’nın 142/2-b, 143, 31/3. maddeleri uyarınca hükmolunan ve 50/3. maddesi gereğince 6400 TL adli para cezasına çevrilen cezanın 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
c-Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesi uyarınca temel ceza olarak belirlenen 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 119/1-c maddesi gereğince bir kat artırım yapılırken 12 ay yerine 1 yıl hapis cezası olarak hükmedildiği,
d-Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09.03.2021 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)