MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Sanığın yokluğunda verilen 10/12/2015 tarihli mahkumiyet hükmünün, doğrudan MERNİS adresi ile aynı olan bilinen en son adresine Tebligat Kanunun 21/2. maddesine göre 12/01/2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmışsa da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın öncelikle muhatabın bilinen en son adresinde tebliğe çıkarılması, ancak 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılmasının gerektiği; yine aynı Kanun’nun 21/2. maddesinde; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmünün yer aldığı, bu maddeye göre tebliğ işleminin ne şekilde yapılacağı Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 31/1-c maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin son fıkrasında bu bende göre yapılacak tebligatlarda Yönetmeliğin 30. maddesinde öngörülen araştırmanın yapılmayacağının belirtildiği, nitekim Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddesinde de buna paralel olarak; “adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar” tebliğ memurunca muhatabın adreste bulunmama sebebinin araştırılması zorunluluğu kuralının dışında tutulduğu, somut olayda sanığın MERNİS adresine doğrudan “MERNİS adresi” şerhi düşülerek Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; sanık müdafiinin öğrenme üzerine yaptığı 20/01/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın karar tarihinden sonra, 08/05/2019 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, TCK’nın 64/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy