MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
17.04.2015 tarihli iddianame ile sanıkların TCK’nın 142/1-a ve 143.madddeleri gereğince iki kez cezalandırılmaları talebiyle dava açıldığı ve 26.10.2015 tarihli duruşmada, bu iddianamede anlatılan eylemlerle ilgili savunmalarının alındığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıkların gece vakti Türk Telekoma ait direklerden suça konu kabloları kesip, çuvala koyarak bir gecekondunun bahçesine sakladıktan yarım saat kadar sonra bu kez farklı bir sokaktaki direkten yine kablo kesmeye çalıştıklarının anlaşılması karşısında; mahkemece zincirleme suç kabul edilen sanıkların eylemlerinde, ilk suçun tamamlandığı, ikinci suçun ise teşebbüs aşamasında kaldığı dikkate alındığında, zincirleme suç hükümleri uygulanırken suçun daha fazla cezayı gerektiren tamamlanmış haline göre tayin olunacak ceza üzerinden TCK’nın 43.maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin nazara alınmaması,
2- Atılı hırsızlık suçunu zincirleme şekilde gerçekleştiren sanıklar hakkında CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma alınarak TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Dosya içerisindeki “Olay, Yakalama, Üst Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı” na göre, sanıklardan Muhammet’in kestikleri kabloların bir kısmını sakladıkları yeri göstermek suretiyle iadesini sağladığı anlaşılmakla, tamamlanmış eylemle ilgili sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 21.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy