(743 S. K. m. 71) (334 S. K. m. 20) (3512 S. K. m. 12)
1966 yılında 780 sayılı Af K.nun B.M.M'de görüşülmesi sırasında, davalı dernekler tarafından affın Sosyal suçları kapsayacak şekilde genişletilmesi hususunda 30.7.1966 gününde Cebecide bir kapalı salonda bu konunun görüşülüp tartışılması amacı ile düzenlenen toplantıda matbu kâğıtlar ve afişler dağıtılmak, konuşmalar yapılmak suretiyle siyasi faaliyet gösterildiği gerekçesiyle bu derneklerin kapatılması istenilmiştir.
Dosya münderecatına, mahkemenin kabulüne göre, toplantıda (Afda eşitlik isteriz; suçlular suçsuzları; küçükler büyükleri af edemez; 21 Mayıs ve fikir suçluları Demirparmaklıklar arkasında bırakılmaktadır; bir toplumda bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma yapılmış sayılır; sende bu haksızlığa karşı isen, yasalara saygın varsa açık oturuma katıl) şeklinde matbu yazılar ve afişler dağıtılmıştır.
Kanun, dernekleri gayeleri dışına çıkmaktan, genel adaba aykırı hareket etmekten ve siyasi faaliyet yapmaktan men etmiştir. Tüzel kişiliği haiz bir derneğin bu hareketlerde bulunması için, evvel emirde yetkili organları tarafından böyle bir faaliyetin düzenlenmesine veya düzenlenen bir toplantıya katılmaya karar verilmesi gerekir. Böyle bir karar verilmeden dernek başkanı ve mensuplarının bu çeşit bir faaliyet düzenlemeleri veya böyle bir faaliyete katılmaları onların şahsen sorumluluğunu icap ettirir. Veyahutta yazılı karar vermeden böyle bir harekete girişmeleri yine derneğin sorumluluğunu meydana getirmesi mümkün olabilir. Savcılık tarafından davalı derneklerin bu toplantıların düzenlenmesi veya düzenlenen toplantıya dernek mensuplarının katılması için alınmış bir kararın mevcudiyeti veya dernek yetkililerin sözlü olarak bu toplantıları düzenleme kararı aldıkları iddia ve isbat edilmemiştir.
Diğer taraftan dernekler Kanun'unun 13. maddesinde yasaklanan siyasi faaliyet anlamı da çok şümullü ve üzerinde durulmayı gerektirmektedir. Öğrenci dernekleri belli bir siyasi ve iktisadi düşünüşe sahip değillerdir. Af K.nun B.M.M.'de müzakeresi sırasında (Afda eşitlik) istenmesi bir yurt sorunu olarak kabul edilmelidir. Bu toplantılar, dernekler tarafından düzenlendiği kabul edilse bile bu faaliyetler devamlı olma vasfını haiz değillerdir. 334 sayılı Anayasamız düşünce ve kanaat hürriyetini getirmiştir. 20. maddesinde (herkesin düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğu, açıklanmış, bu düşünce ve kanaatlarını söz, yazı, resim ile ve başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklayabilecekleri kabul edilmiştir. Anayasanın bu hükmünün ışığı altında öğrencilerin veya öğrenci derneklerinin toplantısında siyasi faaliyet niteliği bulmak mümkün değildir.
Olayda derneğin tüzel kişiliğini sorumlu kılacak bir durum tesbit edilememiş olmasına, Siyasi Faaliyetin devamlılık unsuru bulunmamasına ve Anayasanın getirdiği yeni hükümler ışığı altında Mahkemece varılan sonuç ve delillerin takdirinde isabet görülemediğinden hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy