(743 S. K. m.113) (1086 S. K. m. 237)
T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından A.B. ve Nüfus Memurluğu aleyhlerine açılan evlilik kaydının iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda davanın reddine dair verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki davacı tarafından istenilmişse de dava mahiyeti itibariyle duruşmaya tabi mevattan olmadığından duruşma talebinin reddine karar verildikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı A.'nın L. adındaki kişi ile evli olduğunun tesbiti için annesi Z.K. hakkında dava açtığını, aldığı ilamda evlilik kaydını nüfusa tescil ettirdiğini, oysa ortada geçerli bir sözleşme bulunmadığını beyanla ilamın iptalini istemiştir.
Hükümler ancak tarafları bağlar. Davalı A.B.'nin Z.K.'yi hasım göstererek L. ile evliliğinin tesbitine ilişkin olmak üzere aldığı ilam A.ve Z. arasında kesin hüküm ifade edip (HUMK 237) üçüncü kişileri bağlamaz.
Hakkı herhangi bir kararla zedelenen kişi onu hükümsüz kılmak için dava açmak hakkına sahiptir. Zaten hak kanunla korunan menfaat demektir.
Medeni Kanunun 113. maddesinde mutlak butlan ile malul evlenme akitlerinin iptali için Cumhuriyet Savcısı ve üçüncü kişilere iptal davası açmak hakkı öngörülmüştür. Bu hüküm, kamu düzeni düşüncesine dayanmaktadır. Hal böyle olunca yokluk ifade eden bir evlenmenin iptalini mümkün görmemek hem yukarıda açıklanan kamu düzeni ilkesine, hem de kesin hüküm kurallarına aykırı düşer.
Emekli Sandığı, tesbit edilen bu evlenme ilişkisinden ötürü A.B.'ye dul aylığı ödemek zorunda kaldığı için, evlenmenin yokluk ifade etmesini ileri sürmekte kanuni yararı bulunduğundan, kararın iptalini istemek hakkı vardır. Öyle ise uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken olaya uymayan düşüncelerle davanın reddedilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy