(743 S. K. m. 2, 134) (1086 S. K. m. 79)
Dava: N. ile H. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda tarafların boşanmalarına dair verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanmaya ilişkin olup, davalı kocasının yıllardan beri başka bir kadınla yaşadığını, bu sadakatsiz tutumu itibariyle dava açamayacağını ileri sürmüştür.
Toplanan delillerden, özellikle davacı tanıklarının sözlerinden açıkça anlaşıldığı ve mahkemenin de delillere dayanarak kabul ettiği gibi, davacı başka bir kadınla hayatını birleştirmiş, bundan çocukları da olmuştur. Davacının, aile birliğine ağır bir şekilde sadakatsizlik teşkil eden bu davranışı karşısında boşanma davası açmak hakkını kabul etmek kişilere kusurlarına dayanarak yarar sağlama imkanı hazırlamak olur ki; hiç bir hukuk anlayışı buna elvermez. Öte yandan davalı kadının, kocası hakkında gerek ceza yönünden gerekse hukuk açısından harekete geçmemiş olması hakkın kötüye kullanılması anlamına da gelmez. Çünkü: Bir kimse kendi yararına dava açmaya ve hak aramaya zorlanamayacağı için (HUMK. 79) bu menfi tutumu hakkın kötüye kullanılması (M.K. 2) şeklinde nitelendirilemez.
Davalının kusurlu davranışı ve özellikle davacıya kıyasla ağır sayılabilecek eylemleri bulunmadığına göre, toplumsal düşüncelerden hareketle ve kanun hükümleri ihmal olunarak boşanmaya karar verilmiş olması Medeni Kanunun 134. maddesinin özüne ve sözüne aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, 19.09.1974 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy