(743 S. K. m. 2, 132)
Dava: N.G. ile karası F.G. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda tarafların boşanmalarına dair verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki davalı tarafından istenilmekle duruşma için tayin olunan günde temyiz eden F.G. ve karşı taraf adına vekili Av. N.Y. geldiler. Gelenlerin konuşmaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için başka güne bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, şiddetli geçimsizlik ve terk sebebine dayanılarak açılmış, mahkemece iki sebebinde gerçekleştiğinden söz edilerek boşanma kararı verilmiş, Yargıtay 2. Hukuk dairesi terk ve geçimsizlik sebeplerinin bir davada birleşemeyeceği gibi davalının davasını bu sebeplerden birine hasrettirmesi gerektiğinden ötürü hükmü bozmuş, eski hükümde direnilmiş, Hukuk Genel Kurulu kararı bozmuş, bozmadan sonra davacı taraf davasını terk sebebiyle boşanmaya dayanmış, mahkemece bu iki sebebin gerçekleştiği kabul olunarak tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Haklar iyi niyetle kullanıldığı zaman hukuki sonuç doğurabilir. (M.K. 2) Bu kurala aykırılık halinde Kanuni himaye mümkün değildir. Onun için ihtar samimi bir arzunun ürünü olmalıdır. Oysa, davacı bir yandan arada şiddetli geçimsizlik bulunduğunu beyan edip boşanma isterken, öte yandan, eşini eve davet etmektedir. Şu durumda, çağırmanın içtenlikle yapıldığını kabul etmek mümkün değildir. Hukuk Genel Kurulunun 21.11.1973 günlü 2-419/906 sayılı kararının öngördüğü gerekçe de bu doğrultudadır. Öyle ise ihtar geçersiz sayılarak davanın reddi zorunludur. Açıklanan ilkeler gözetilmeden boşanmaya karar verilmesi uslu ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, 28.01.1975 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy