(743 S. K. m. 509)
Dava: 1-Yüce Atatürk, zamanla paranın satın alma gücünün düştüğünü kendi yaşantısı içinde gördüğü gibi, böyle bir durumun meydana gelebileceğini bütün yönleri ile bilecek bir kişiliğe de sahipti. Onun için davalı (S.G.) ve ötekilere verilmesini istediği aylıkların, paranın zamanla değişecek değerine göre artırılmasını arzulamış olsalardı bunu açıkça ifade edebilirlerdi. Buna engel hiçbir hukuki ve fiili durum da yoktu.
2-Yüce Atatürk gramer kurallarını, Türk dilini çok iyi bilmekte ve anlatmak istediğini veciz tereddüde yer bırakmayacak şekilde ifade edebilecek güçte bir yazı uslubuna sahip bulunmakta idi. Öyle ise yorum yapılırken bu durumun gözden uzak tutulması gerekir. Vasiyetnamede aynen (...Makbule'ye ayda 1000, A.'e 800, S. G.'e 600, Ü.'ye 200 lira ve R. ile N.'ye şimdiki 100'er lira verilecektir..) denmiştir. Büyük Atatürk yazı kurallarına uyarak M., A., S., Ü.'ye ödenmesi gereken aylık tutarları rakam olarak belirtmiş ve fakat (lira) ekini ise dördünü de kapsamına alacak biçimde olmak üzere Ü.'nün aylık rakamından sonra kullanmış, böylece dördü bir kategoriye alınmış (ve) ekinden sonra da R. ile N.'nin durumları açıklanmış bu suretle iki grubun durumu birbirinden ayrı tutulmuştur. Cümlenin yapısı ve vasiyetnamenin tümü gözönünde tutulduğundan, bu dört kişiye verilecek aylıkların değişken olmadığı, ölümlerine kadar aynı miktarı alacakları açık ve seçiktir. Onun için (ve) kullanılan (şimdiki) kelimesinin tamemen o iki kişiyi hedef aldığı açıktır.
Bu bakımdan anılan kelimenin neyi ifade ettiğinin bu davada tartışılmasına gerek yoktur. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi yanlıştır. Öte yandan İ. Bankası'ndaki hisse senetleri sabit sermaye niteliği taşıdığı, gelir daima sermayenin bir oranını teşkil ettiği, yani kar belirli bir miktar olduğu için aylıkların zamanla değişmesini kabul etmek yüce Atatürk'ün bizzat kurup titizlikle yaşamalarını arzuladığı Türk Dil ve Türk Tarih Kurumlarının gelirlerinin zamanla azalmasına yol açarki, böyle bir arzunun Atatürk'e mal edilmesi onun düşüncelerini bilmemek ve tanımamak olur. İş Bankası'nın yıllar sonra sermayesini arttırması ve parasız hisse senetlerini asıl hisse senedi sahiplerine vermiş olması sebebiyle gelirin artmış bulunması da aylıkların değişkenliğini kabul etmek için bir gerekçe sayılamaz.
(S.G.)nin başvurması üzerine Türk Tarih Kurumunun ona ait aylığı arttırması kendisine gösterilen ilgiden ötürü özel amaçla bir bağışlamadan başka anlam taşımaz. Onun için kurumun bu davranışını vasiyetnamenin yorumunda ölçü olarak kabul etmek mümkün değildir.
Yukarıda yazılı gerekçeler karşısında davanın reddedilmesi gerekirken vasiyetnamenin amacı dışında bir yoruma tabi tutulması suretiyle aylığın arttırılması yanlıştır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 30.11.1976 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy