(743 S. K. m. 461, 466, 503, 505) (818 S. K. m. 240)
Dava ve Karar: Davalı H'ye yapılmış bir temlik bulunmadığına ve H'nin bir muarazası da söz konusu olmadığına göre, hakkındaki davanın reddi gerekirken onun dahi mahkûm edilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Kurumun yapacağı yardım ölenin aylığından yapılan kesintilerin karşılığı olduğundan terekesine dahil bir hak olup, miras bırakan, sağlığında bunun üzerinde tasarrufta bulunabilir. Beyanname verildiği zaman T. bekar olduğu için, kurumca yardımların anasına yapılmasını öngörmüş sonradan evlenip çocuğu olduğu halde beyannamenin değiştirilmesine gerek görmemiştir. Miras hukukunda ölenin arzularına değer vermek asıldır.
Tenfizi (yerine getirilmesi) bağışlıyanın ölümüne bağlı bağışlamalar geçerli olup, bu konuda vasiyet hükümleri uygulanır (B.K. 240). Bu itibarla bu çeşit tasarruflar, tasarruf nisabını aştığı oranda mutlak olarak tenkise tabidir (M.K. 461, 466, 503, 505 ). Öyle ise,
Sonuç: Uyuşmazlığın tenkis hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy