(743 S. K. m. 503, 505, 512)
Fatma Ç. ile Hasan ve Zeynep D. aralarındaki tenkis davasına dair verilen 3.11.1975 tarih ve 66/189 sayılı hükmün dairenin 4.5.1976 gün ve 2277/3814 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Adı geçen kararın düzeltilmesi davacı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Miras bırakanın birden çok kişiye değişik zamanlarda teberruda bulunması halinde tenkisin ne şekilde yapılacağı Medenî Kanun'un 512. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre, önce ölüme bağlı teberrular tenkis edilir. Buna rağmen davacının saklı payı karşılanmazsa, miras bırakanın sağlığında yaptığı temliklerden ölüm gününe en yakın olandan başlanıp eskilerine doğru gidilmek suretiyle sırayla tenkis işlemi yapılır.
512. maddenin öngördüğü sıra çok yerindedir. Çünkü, miras bırakan genellikle ilk yaptığı kazandırıcı işlemde, (temlikte) kazandırıcı nisabını kullanmakta, temlikler çoğaldıkça tasarruf nisabına giren mal varlığı azalmakta ve nihayet bu sınır aşılarak, saklı paya tecavüz edilmektedir. Onun için, ölüme en yakın tarihi olandan başlayıp eskiye doğru gidilerek tenkiste bulunmanın adil ve haklı olduğu söz götürmez. (Prof. Necip Kocayusufpaşaoğlu, Miras Hukuku, 1976, Sh.420; Prof. Zahit İmre, Türk Miras Hukuku, 1968, Sh.403 -404).
Ölüme bağlı tasarruflar hangi tarihte düzenlenmiş olursa olsunlar, mirasın açıldığı gün lüzum ifade edecekleri (hukukî sonuç doğuracakları) için ölüm gününe en yakın teberru (kazandırma) işlemi sayılırlar.
Ölüme bağlı tasarrufla her zaman, tek kişiye yarar sağlanmaz. Birden çok kimseye vasiyet yapılabilir. Bu gibi durumlarda Medenî Kanunun 505. maddesi uyarınca yapılan kazandırma oranında tenkis işlemi yapılır.
Ölüme bağlı olmayan, yani sağlıkta yapılan tasarruflarda da, tek işlemle birden çok kişiye kazandırma yapılması mümkündür. Bu gibi hallerde de Medenî Kanunun 505. maddesi uygulanır. (Kocayusufpaşaoğlu Age. Sh.421; İmre Age. Sh. 405).
Miras bırakan, saklı payı bulunan mirasçılarla birlikte saklı pay sahibi olmayan mirasçılarına veya üçüncü kişilere aynı işlemde veya ölüme bağlı tasarrufta bulunulabilir. Bu gibi hallerde ise, saklı pay sahibi olanların saklı payları çıktıktan sonra ellerinde kalan kısım az önce belirtildiği gibi orantı hesabına esas alınır. (M.K.503 - 505).
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici sebeplere, özellikle yukarıda yazılı gerekçelere göre usulün 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve usulün 442. maddesi hükmünce takdiren yüz lira para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy