(743 S. K. m. 295)
F.T. ile A.A. arasındaki babalık ve tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı babalık davası açmış, duruşma sırasında çocuk öldüğü için babalık kararı verilmesinden vazgeçmiş, davasını maddî ve manevî tazminata hasretmiş, mahkemece ana yararına maddî ve manevî tazminata hükmolunmuştur.
Babalık davası iki yönlüdür. Biri babalığa hüküm, öteki ise bunun sonucu olarak tazminat ve nafaka takdirine ilişkindir. Bu iki istek birbirinden tamamen ayrıdır. Ne var ki, babalık sabit olmazsa tazminat ve nafaka söz konusu olmaz. Duruşma sırasında çocuğun ölmesi sebebiyle babalığa karar verilmesinden vazgeçmiş olması, tazminat isteklerinin reddini gerektirmez. Bu durumda yapılacak iş, babalığın şartlarının mevcut olup olmadığını tespit etmek, şartları yoksa dava red olunmak, aksi halde vazgeçme sebebi ile davanın babalık bölümü red olunarak maddî ve manevî tazminata hüküm vermekten ibarettir. Mahkemece de yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılmıştır.
Bu bakımdan esasa yönelen temyiz itirazları yerinde olmadığı gibi, tazminat miktarlarında da bir isabetsizlik bulunmadığından bütün temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA ve onama harcının temyiz edene yükletilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy