(743 S. K. m. 501) (1086 S. K. m. 440, 442)
Dava ve Karar: Ş. Ü. ve arkadaşları ile S. Ü. aralarındaki vasiyetname iptali davasına dair verilen 10.11.1977 tarih ve 331/601 sayılı hükmün dairenin 4.4.1978 gün ve 1199/2706 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Sözü edilen kararın düzeltilmesi davalı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Ölüme bağlı tasarrufların iptaline ilişkin davalarda zaman aşımı vasiyetnamenin açıldığı günden başlar. (M.K.501). Ne var ki her zaman vasiyetname mirasçıların önünde açılmaz. Bu gibi hallerde Sulh Hakimi tarafından vasiyetname örneğinin mirasçıya tebliğ olunduğu tarihte zaman aşımı işler. Olayda mirasçıların bir kısmı başka yerlerde olduğu için sözlü vasiyetname örneği davacılardan F. D. ve Ş. U.'ya 19.3.1976 da istinabe olunan hakim vasiyetnameyi okumuş Ü. G.'e ise 17.3.1976'da yine nasb hakim tarafından vasiyetname okunmuş, A. ise vasiyetname örneği 3.3.1976 da tebliğ olunmuştur. Dava ise 29.4.1977 de açılmıştır. Öyle ise 1 yıllık süre geçtiğinden zaman aşımı def'inin kabulü gerekir.
Medeni Kanun'un 501. maddesi gereğince tasarruf butlanı ehliyetsizliğe ve kanuna aykırılığa veya kötü niyete dayanıyorsa zaman aşımı 30 yıldır. Olayda ise bu şartlar yoktur.
Gerçekten def'i yolu ile zaman aşımı her zaman ileri sürülebilir. Ancak olayda Medeni Kanunun 501/2. maddesinde yazılı bu ayrık durum yoktur. Çünkü bu hükümle, yararına vasiyet yapılan kişilerin mirasçılar hakkında açacağı eda davasında mirasçılara def'i yolu ile zamanaşımı def'inde bulunmak imkanı verilmiştir. Oysa olayda yararına vasiyet yapılan kişinin açtığı bir eda davası değil doğrudan doğruya mirasçıların açtığı bir iptal davası söz konusudur. Onun için Mahkemece kanun metni yanlış yorumlanarak zaman aşımı def'inin reddedilmesi isabetsizdir. Yukarıda açıklanan gerekçe isteği yerinde görülmüş olduğundan, onama kararının kaldırılması ve zaman aşımı sebebiyle dava red edilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Usulün 440 ve 442. maddeleri gereğince karar düzeltme isteğinin kabulüne, onama kararının kaldırılmasına ve temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan bindörtyüz lira vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)