(743 S. K. m. 388)
M.Ç. vasileri E.Ş.Ç ve Av. T.S. tarafından açılan vasiyet izin davasının yapılan muhakemesi sonunda verilen hüküm davacılar tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Kat karşılığı da olsa bir taşınmazın başkasına devredilmesi tapuda mülkiyetin geçmesini de kapsadığı için, bu işlem taşınmazın satışı niteliğindedir.
Vesayet altındaki kişinin taşınmazının satışına izin verilmesi yetkisi Sulh Hakimine aittir. Asliye Hakiminin tasvibi (uygun görmesi) ile pazarlıkla satışa karar verilebilir. Olayda Sulh Hakiminin satışa izin kararı bulunduğuna göre, pazarlıkla satışın vesayet altındaki kişinin yararına olup olmadığı hususunun incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple gerekçede oyçokluğu ile BOZULMASINA karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Olayda, Sulh Mahkemesince, sadece taşınmazın satışına izin verildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir deyimle Sulh Mahkemesinin soyut satış kararı varsa da pazarlıkla satışa ilişkin kararı yoktur ki, Medenî Kanunun 388/son fıkrasına göre, önce Sulh Mahkemesinin pazarlıkla satışa ilişkin kararı olacak ve bu karar Asliye Mahkemesince tasvip olunacaktır. Kuşkusuz, verilmemiş bir kararın tasvibi söz konusu olamaz. Ekseriyet görüşündeki açıklamalardan ise, pazarlıkla satışa karar verme yetkisinin Asliye Mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu görüş hem Kanun'un sözlerine ve hem de ruhuna ve hatta sistemine aykırı bulunmaktadır. (H.V. Velidedeoğlu T.M.C. II-1965, Sh.530, 531). Bu itibarla, görev açısından isteğin reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekirken Asliye Mahkemesi kararının inceleme noksanından ötürü bozulmasına ilişkin ekseriyet görüşüne karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy