(743 S. K. m. 148, 161, 163) (1086 S. K. m. 500)
Bayram Ali K. ile Muhsine K. arasındaki şahsi münasebet tesisi davasının yapılan muhakemesi sonunda verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar evli olup, fiilen ayrı yaşamaktadırlar. Davacı koca, müşterek çocukları Selma'nın davalının yanında bulunduğunu ve görmesine eşinin engel olduğunu ileri sürerek çocukla kendisi arasında kişisel ilişki (şahsi münasebet) kurulmasını istemiştir.
Boşanma sırasında veya boşanma ya da ayrılık kararından sonra ana baba ile çocuklar arasında kişisel ilişkiyi düzenleme görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait (MK.148) olmakla beraber tarafların fiilen ortak hayatı tatil etmiş (ortadan kaldırmış) olmaları hali için kanunda bir açıklık yoktur.
Her ne kadar Sulh Hakimine bazı görevler verilmiş ise de (MK.161, 163, HUMK.500) verilen görev, birliği ayakta tutmak ve yürütmek, eş ve çocukları için nafaka vermek ayrı mesken edinmek gibi tedbirleri almaktan ibarettir.
Eşlerin zıtlaşarak fiilen yanında bulundurdukları çocukları öteki tarafça görülmesine engel olma yolundaki davranışlarını önlemek ve buna çözüm bulmak, aile birliğini koruma kapsamına girmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.11.1967 günlü 245/512 sayılı kararında da öngörüldüğü gibi ortada bir kanun boşluğu söz konusu olup hakimin bunu doldurması ve kişisel ilişkiyi düzenlemesi gerekir.
Yapılan soruşturmaya, toplanan delillere ve yukarıda gösterilen gerekçelere göre Usul ve Kanun'a uygun olan hükmün ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy