(743 S. K. m. 2, 132, 162)
Sırrı A. ile Necmiye A. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda davanın reddine dair verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
İstek, terk sebebiyle boşanmaya ilişkindir.
Davacı koca, karısına 5.12.1978 günlü dilekçe ile ihtar isteğinde bulunmuş ihtar kararı 27.12.1978 gününde tebliğ edilmiş, bir aylık kanuni sürenin bitiminden birkaç gün önce 23.1.1979 günlü dilekçe ile kadın boşanma davası açmıştır. Gerçekten boşanma davası açmakla eşler ayrı yaşamak hakkına sahip oldukları (MK.162/1) için bu dönemde yapılacak ihtar geçerli olmaz ise de, dürüstlük kuralına uyulmadan kullanılan haklar hukuki sonuç doğurmaz (MK.2). Olayda ihtar kararının tebliğinden ve hatta sürenin bitiminden birkaç gün evvel kadının boşanma davası açarak kendi yararına ayrı yaşamak hakkı elde etmeye ve böylece ihtarı geçersiz kılmaya kalkışması, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, kanun kötü niyetle kullanılan ve sırf başkasının haklarını zedeleme ve bozma amacı güden bu davranışı korumaz. Öyle ise kadın iyi niyet kuralları dışına çıkarak açtığı boşanma davasına dayanıp ihtara uymaktan kaçınamaz. Aksini düşünmek, bundan böyle ihtar sebebi ile boşanmaya ilişkin kanun hükümlerini bir tarafın iradesi ile ortadan kaldırmak gibi sonuçlar doğurur ki bunu benimsemek mümkün olamaz. O halde davalı ayrı yaşamak hakkına sahip değildir. Onun için haklı sebeple ihtara uymadığını da ispatla yükümlüdür. O halde davalıdan delillerinin sorulup araştırılması, sonucu uyarınca hüküm verilmesi gerekir. Buna rağmen az önce açıklanan ilkelere ters düşen gerekçelerle davanın reddedilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy