(743 S. K. m. 257, 258, 447, 457) (4721 S. K. m. 314, 500, 510)
Dava: Saadet ve arkadaşları ile Cevat ve Mucize arasındaki evlatlık mukavelesinin kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki davacılar ve davalılardan Cevat tarafından istenilmişse de, dava mahiyeti itibarıyla duruşmaya tabi mevattan olmadığından duruşma talebinin reddine karar verildikten sonra evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Emine sağlığında Cevat ve Mucize adındaki kişileri evlat edinmiş, ölümünden sonra hukuki halefleri olan davacılar, Cevat'la ilgili sözleşmenin ehliyetsizlik sebebi ile iptalini, Mucize ile ilgili sözleşmenin ise MK. nun 258. maddesi gereğince ref'ini (ortadan kaldırılmasını) istemişler, dava dosyaları birleştirilmiş, yapılan yargılama sonunda Mucize hakkındaki dava davacıların dava hakkı olmadığı gerekçesi ile reddedilmiş, ehliyetsizlik sebebi ile de Cevat hakkındaki evlatlık sözleşmesinin iptaline karar verilmiş, hükmü davalı Cevat ve davacılar temyiz etmişlerdir.
1- Mirastan ıskatı gerektiren sebeplerin varlığı halinde evlat edinen evlatlık sözleşmesinin ref'ini (kaldırılmasını) isteyebilir (MK. 258, 457). Bu hak sadece evlat edinene tanınmış olup gerek kanuni gerekse hukuki halefleri böyle bir dava açamazlar. Onlar ancak evlat edinenin sağlığında açtıkları davaya devam edebilirler. Emine'nin, Mucize hakkında açılmış ref'i davası bulunmadığından açılan davanın reddedilmesi doğru olup, davacının temyiz itirazları yersizdir.
2- Evlatlık, evlat edinenin nesebi sahih füruu gibi mirasçısı olup, bunun tabii sonucu olarak onun kanuni halefi olur. Evlatlık sözleşmesinin mevcut olmaması halinde, evlat edinenin mirasçısı olacak kan ve sıhrî hısımları ise hukuki halef sıfatını alırlar. Bu yön MK. nun 257, 447. maddeleri ve 07.02.1955 günlü ve 11/24 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğindendir. Bir kimsenin kanuni halefi var iken hukuki halefi evlat edinenin yerine geçerek herhangi bir dava açamaz. Olayda ölenin evlatlıklarından Mucize varken, hukuki halefi Cevat evlatlık sözleşmesinin ehliyetsizlik sebebi ile iptalini isteyemez. Onun için davanın bu bölümünün reddi gerekirken açıklanan yön gözetilmeden evlat edinenin tasarruf ehliyeti bulunmadığından söz edilerek, Cevat'la ilgili evlatlık sözleşmesinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın Cevat'la ilgili bölümünün gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, Mucize ile ilgili olmak üzere davacıların ileri sürdüğü temyiz itirazlarının REDDİNE, 02.06.1980 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy