(743 S. K. m. 132, 134) (4721 S. K. m. 164, 166)
Dava: E. ile Ü. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda tarafların boşanmalarına dair verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, terk ve geçimsizlik sebebi ile boşanmaya ilişkindir. Davacı koca ihtar isteğinde bulunmakla o tarihten önceki olayları hoşgörü ile karşılamış, aile birliğinin temelli sarsıntıya uğramadığını, ortak hayatın çekilebilir olduğunu kabul etmiş sayılır.
Bir taraftan eşi ile geçinmediğini, birlikte yaşama bilincinin ortadan kalktığını ileri sürerek boşanmak isteyen kişinin, öte yandan ortak hayata devam etmek üzere eşine ihtarda bulunması iyi niyet kuralı ile bağdaşmaz. Bu bakımdan eve çağırma, samimi bir arzunun ürünü olmadığı için ihtar hukuki sonuç doğurmaz. Başka bir anlatımla geçerli bir ihtardan söz edilemez.
Şu durumda hiçbir delil toplanmadan davanın reddi zorunludur. Ancak ihtardan sonraki dönemde yeni olayların varlığı iddia ve ispat edilebilirse bu takdirde boşanma kararı verilebilir.
Olayda davacı hem terk, hem de geçimsizlik sebeplerine birlikte dayanarak boşanma kararı verilmesini istemiştir. İhtardan sonra yeni olayların bulunduğunu iddia ve ispat etmemiştir. Öyle ise davanın reddi gerekirken açıklanan yönler gözetilmeden terk sebebiyle, boşanma kararı verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına 02.12.1980 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy