(743 S. K. m. 130) (818 S. K. m. 53)
Yalçın ile Fatma arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda tarafların boşanmalarına dair verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki tanık sözlerinden davacı kocanın evine bakmadığı ve olay günü davalı kadının kendisine kahvaltı sırasında evvela süt vereceği yerde bardağına çay koyduğu, bundan infiale kapılan kocanın yersiz olarak karısına hücum edip ağzını burnunu sıkıp kapadığı, bu olay karşısında şaşırması doğal olan kadının tecavüzden kurtulmak çabası içinde elindeki ekmek bıçağı ile davacıyı bacağından yaraladığı ceza mahkemesi ilamından anlaşılmaktadır. Rapor içeriği ve yaralama nahiyesi göz önüne alındığından davalının olayda sırf savunmada kaldığı belirgindir. Olaya sebep olan davacıdır. Ceza davasında davalı mahkum olmuşsa da kıyaslama yapıldığında birliğin devamı yönünden davacının daha kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Kusurlu olanın dava hakkı bulunmadığına göre davanın reddedilmesi gerekirken değerlendirmede yanlışa düşülerek boşanma kararı verilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Yukarıda yazılı sebepten dolayı temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, pek fena muamele ve geçimsizlik sebebi ile boşanmaya ilişkindir.
Kadının kocasına bıçakla saldırdığı ve bacağından yaraladığı, bu sebeple Ceza Mahkemesince cezalandırıldığı gerçekleşmiştir. Ceza mahkemesinin sabit gördüğü maddi olgu Hukuk Hakimini bağlar (B.K. 53). Şu durumda kocaya karşı kadının pek fena muamelesi (M.K. 130) Ceza mahkemesinin ilamı ile sübuta ermiş olup, buna göre boşanma davası açmak hakkı doğmuştur. Medeni Kanunun 130. maddesinde kusur kıyaslamasına yer verilmemiştir. Onun için bıçaklama olayının meydana gelişinde karşı tarafın tahriki, yani kadının kusur oranı üzerinde durulması mümkün değildir. Kusur karşılaştırılması, Medeni Kanunun 134. maddesine özgü bir kuraldır. Özel nitelikteki bu hükmün genelleştirilmesi ve pek fena muameleye dayanan davada buna yer verilmesi düşünülemez.
Bu bakımdan boşanma kararı doğru olup, hükmün onanması doğrudur. Onun için karar düzeltme isteği yerinde değildir. Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy