(743 S. K. m. 2, 134)
Halit ile Şengül arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda; tarafların boşanmalarına dair verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, şiddetli geçimsizlik ve terk sebebine dayanılarak açılmıştır.
Davacı, eşini eve davet etmekle ihtardan önceki dönemde meydana gelmiş olayları hoşgörü ile karşılamış, aile birliğinin sarsıntıya uğramadığını ve ortak hayatın çekilebilir olduğunu kabul etmiş sayılır. Bu bakımdan ihtardan evvelki zamana ait olaylar, artık geçimsizlik sebebiyle boşanma davasına esas alınamaz. İhtardan sonraki devrede yeni olayların varlığı ise iddia ve ispat olunmamış, esasen dava duruşmada terk sebebine hasredilmiştir.
Haklar iyi niyetle kullanıldığı zaman hukuki sonuç doğurabilir.
(MK. m.2). Bu kurala aykırılık halinde kanuni himaye mümkün değildir. Onun için ihtar samimi bir arzunun ürünü olmalıdır. Oysa, davacı bir yandan arada şiddetli geçimsizlik bulunduğunu beyan edip boşanma isterken, öte yandan, eşini eve davet etmektedir. Şu durumda, çağırmanın içtenlikle yapıldığını kabul etmek mümkün değildir. Onun için ihtar geçersiz sayılarak davanın reddi zorunludur. Bu yönün gözetilmemiş olması Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy