(743 S. K. m. 2, 132)
Kemal K. ile Gülşen K. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda tarafların boşanmalarına dair verilen hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenilmekle, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, şiddetli geçimsizlik ve terk sebebine dayanılarak açılmıştır.
Davacı, eşini eve davet etmekle ihtardan önceki dönemde meydana gelmiş olayları hoşgörü ile karşılamış, aile birliğinin sarsıntıya uğramadığını ve ortak hayatın çekilebilir olduğunu kabul etmiş sayılır. Bu bakımdan ihtardan evvelki zamana ait vakıalar artık geçimsizlik sebebiyle boşanma davasına esas alınamaz. Ancak ihtardan sonraki devrede yeni olayların varlığı iddia ve ispat olunduğu takdirde boşanmaya karar verilebilir ise de, bu dönemle ilgili olayların varlığı da iddia ve ispat olunamamıştır.
Haklar iyi niyetle kullanıldığı zaman hukuki sonuç doğurabilir (MK.2). Bu kurala aykırılık halinde kanunda himaye mümkün değildir. Onun için ihtar samimi bir arzunun ürünü olmalıdır. Oysa davacı bir yandan arada şiddetli geçimsizlik bulunduğunu beyan edip boşanma isterken, öte yandan, eşini eve davet etmektedir. Şu durumda, çağırmanın içtenlikle yapıldığını kabul etmek mümkün değildir. Onun için ihtar geçersiz sayılarak davanın reddi zorunludur.
Açıklanan sebeplerle davanın reddi gerekirken açıklanan yönler gözetilmeden boşanmaya karar verilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy