(1086 S. K. m. 76) (743 S. K. m. 483, 499, 500, 535, 538)
İsmail ve arkadaşları ile Saliha arasındaki vasiyetname iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki davalı tarafından istenilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Medeni Kanunun 499 - 500 maddelerinde yer alan iptal sebeplerinin varlığı halinde ölüme bağlı tasarruf kendiliğinden hükümsüz olmayıp kabili iptal yani nisbi butlanla illetli olur. Öyle ise taraf ileri sürmedikçe hakim şekil eksikliğini kendiliğinden inceleyemez.
Medeni Kanunun 501. maddesine göre iptal davası için zamanaşımı öngörülmüştür. Öte yandan iptalini gerektiren sebepler bile olsa ele geçen vasiyetnamelerin sulh hakimine verilmesi zorunlu olup ilgililerin iptal ettirme hakkı saklıdır. (MK. 535, 538) O halde dava açılmazsa ölüme bağlı tasarruf sağlık kazanacağı gibi, zamanaşımına uğrayan tasarruf bir geçerliğe kavuşur. iptal davası hakkı mirasçılara tanınmıştır. İşte bunlardan anlaşıldığı gibi Medeni Kanunun 500.maddesinde öngörülen butlan mutlak değil nisbidir. İşte bu sebepledir ki dava için zamanaşımı kabul edilmiş dava açmak hakkı da mirasçının arzu ve iradesine bırakılmıştır. Hal böyle olunca hakimin resen şekil eksikliğini ele alıp incelemesi mümkün değildir. Esasen usulün 76.maddesi de buna imkan vermez. Şu durumda hakim kendiliğinden davayı red edemez. Yargıtay'ın uygulaması da bu doğrultudadır.
Az önce açıklanan gerekçelere rağmen ve davacının isteği de yokken mahkemece resen şekil eksikliği sebebiyle (MK. 483) vasiyetname iptal edilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA ve duruşma için takdir olunan beş bin lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine 03.03.1983 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy