(743 S. K. m. 603)
S. K. ve M. C. ila N. Y. arasındaki iade davasının yapılan muhakemesi sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalı ve davacılar tarafından istenilmekle, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan delillerden, erkek çocuklarının miras bırakanla ilgilenmedikleri, buna rağmen davalı kızının küçük yaştan beri babasına her türlü dikkat ve ihtimamı gösterip baktığı, hatta bu yüzden 45 yaşına kadar evlenmeyip ömrünü babasına vakfeylediği, anlaşılmıştır. İşte bu olgular, dava konusu kazandırmanın miras payına mahsuben değil, minnet duygusu ile yapıldığını göstermektedir. Yapılan bağışın miras payına mahsuben verildiği yolunda, Medenî Kanunun 603. maddesi ile öngörülmüş bir karinenin varlığı farz edilse bile, karine kesin delil niteliğinde olmadığı için, aksi ispatlanabilir. Olayda toplanan deliller, karineyi bertaraf edecek güç ve niteliktedir. Bir an için karinenin aksi ispat olunmamış sayılsa dahi, kızın babasına bakması olgusu ve minnet duyguları karşısında, onu iadeden muaf tuttuğu da açık ve söz götürmez bir gerçektir. O halde neresinden bakılırsa bakılsın davanın reddi gerekir. Buna rağmen yazılı şekilde hüküm verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy