(743 S. K. m. 139)
Ferişte ile Mustafa arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda tarafların boşanmalarına dair verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Daha önce verilen ayrılık kararına dayanılarak boşanma istenebilmesi için ayrılık kararının kesinleşmesinden itibaren kararda belirtilen ayrılık süresinin geçmesi ve bu süre içerisinde karı-kocanın barışmamış olması zorunludur (MK. m.139). Oysa 9.7.1982 tarihli ayrılık, davacı karıya 25.5.1983 tarihinde tebliğ edilmiş, kocaya gönderilen karar ise tebliğ edilemeden iade edildiği için ayrılık kararı kesinleşmemiştir. Ayrılık kararı kesinleşmediğinden dolayısıyla kararda belirtilen bir yıllık ayrılık süresi geçmeden davacının 23.11.1983 tarihinde açtığı boşanma davasının reddi zorunludur. Bu yön gözetilmeden ayrılık kararına dayanılarak boşanmaya hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy