(743 S. K. m. 487)
Dava: Kadir ve Fatma ile Recep arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının bozmaya uyularak yapılan muhakemesi sonunda verilen hüküm davacılar tarafından temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sözlü vasiyeti yazan tanıkların "vakit geçirmeksizin" yazdıkları bu belgeyi mahkemeye vererek kanunda öngörülen şekilde hakim huzurunda beyanda bulunmaları zorunludur. (MK. 487). Tanıklar vasiyetçinin takririni tevdi edecekleri yerde sözülü vasiyeti hakime bildirerek bir tutanak şeklinde dahi tespit ettirebilirler. Kanundaki "vakit geçirmeksizin" deyiminin kullanılmasının amacı, vasiyetin değişikliğe uğramasını, başkalarının araya girmesiyle son arzuların amacından saptarılması önlenmektedir. Onun için olabildiği kadar acele edilmesi gerekir. Bu süre kısa, makul ve hayatın olağan akışına uygun olmalıdır. Olayda vasiyetçi 18.9.1978 günü ölmüş, tanıklar ise 21.9.1978 tarihinde hakim huzuruna çıkıp tutanak düzenlettirmiş olsalar bile, anılan süreler kanunun öngördüğü anlamda "vakit geçirmeksizin" hakim huzuruna çıkma süresini aşan niteliktedir. Gecikmenin objektif bir imkansızlıktan doğduğuda ileri sürülüp ispat olunamamıştır. Öyle ise bozma kararında ölüm günü ile ilgili yapılan maddi hata onama kararına etkili olmadığından hükmün ONANMASINA, 9.5.1985 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy