(1086 S. K. m. 234, 364)
Dava: (G.Ç.) ile (H.) ve (F.K.) arasındaki tenkis davasının yapılan muhakemesi sonunda verilen hükmün davalılar tarafından temyiz edilmekle,evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeple ve özellikle delilerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir.
2 - Keşif, uyuşmazlık konusu olan yere gitmek suretiyle yapılır (H.U.M.K. 364). Bir kısım taşınmazların bulunduğu mahalle gitmeden keşif yapılıp değerlerinin tespit edilmesi yanlış ise de, değerlere taraflarca itiraz edilmediği ve kararın bozulması bu sebeple esasa tesir etmeyeceği için yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
3 - Bir kısım tapulu taşınmazlarda malik (M.) olup, miras bırakan (S.)'in ise nüfus kaydında babası (A.)'tir. Bu çelişki giderilmeden (M.)'e ait taşınmazlardan miras bırakan (S.)'e pay ayrılıp bunun tereke hesabına alınması bozmayı gerektirir.
4 - Medeni Kanun'un 506. maddesine göre davalı, isterse tasarruf nisabını alıp malı geri verir; dilerse, saklı pay tutarını öder. Vasiyet edilen şeyin değerinde azalma meydana gelmeden taksimi mümkün ise, bağımsız tapulara bağlanamak üzere hüküm verilir. Taksim mümkün değilse bu takdirde, davalının kullanacağı seçme hakkına göre hüküm verilir. Davalı bu hakkını kullanmaz ise seçme hakkı davacıya geçer. Davalı hazır ise seçme hakkının sorulması, dava gıyabında yürütülüyor ise tercih hakkını kulanmak üzere çağrılması, gönderilecek davetiyeye, (gelip seçme hakkını kullanmaz ise bu hakkkın davacıya geçeceği) yolunda şerh verilmesi, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir. Bu yönler gözetilmeden davacıya seçme hakkı kullandırılıp aynı almayı seçtiğinden sözedilerek ve şuyulu olarak karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, 13.11.1986 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy