(743 S. K. m. 132, 152)
A. ile H. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda, tarafların boşanmalarına dair verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle; evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, Medeni Kanun'un 132. maddesine dayalı olarak terk sebebiyle boşanma isteminden ibarettir. Söz konusu maddeye göre boşanmaya karar verilebilmesi için, davet edilen davalı eşin, haklı bir sebeple birlik dışında kaldığının, davete uymamakta haksızlığının gerçekleşmesi gerekir. Oysa mahkeme kararında da açıklandığı üzere, davacı koca başka bir kadınla evlilik dışı ilişki kurmuş ve bu ilişkiden doğan 1978, 1981 ve 1983 doğumlu üç çocuğunu da 2526 sayılı Kanun'a göre tescil ettirmiştir. Ayrıca dinlenen tanıklar, davacı kocanın söz konusu ilişkisini devam ettirmekte bulunduğunu da açıklamışlardır. Öyle ise yapılan davet evlilik birliğini sürdürme amacına dayalı samimi bir arzunun ürünü olmadığı gibi, ayrı evde bile olsa kadın, kocasını başka bir kadınla paylaşmak zorunda değildir. Şu durumda davalı kadın, davete uymamakta haklıdır. Mahkeme kararında öngörülen çevrenin sosyal özellikleri itibarıyla halk arasında bu tür davranışların yaygın olması, Medeni Kanun'un tek kadın ile evlilik ilkesini ve 152. maddesinin tanımladığı sadakat yükümlülüğünü ortadan kaldırıcı ve fiilen değerden düşürücü bir durum sayılamaz. Öyle ise yapılan davete, davalının haklı bir sebeple uymadığı gerçekleştiğinden, isteğin reddi gerekirken kanun hükmünün yorumunda önemli yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Temyiz olunan kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy