(743 S. K. m. 162)
Muharrem ile Caniye arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda davanın reddine dair verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, davanın açılmasına rağmen eşlerin aynı evde (çatı) altında oturmaları sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Şüphe yok ki, davaya rağmen eşlerin bir araya gelmeleri karşısında davacı, aile birliğinin temelinden sarsılmadığını ve ortak hayatın çekilebilir olduğunu kabul etmiş sayılır. Ne var ki, eşlerin aynı çatı altında birlikte oturmaları keyfiyeti ile evlilik birliğini ve ortak yaşantıyı devam ettirmeleri olgusunu birbirlerinden ayırmak gerekir. Boşanma davası açılmış olmasına rağmen, şu ya da bu sebeple eşlerden herhangi biri, müşterek evi henüz terk etmemiş olabilir. Önemli olan husus, davaya rağmen ve davadan sonra eşler arasında ortak yaşantının, aile birliğinin amacına uygun olarak çekişmesiz ve sağlıklı bir şekilde devam etmekte olmasıdır. Yoksa ayrı odalarda, birbirleriyle konuşmada insan ve çevre ilişkilerinden, aile birliğinin olağan gereklerini yerine getirmeden ve nihayet evliliğin önemli amaçlarından birini oluşturan cinsel ilişkiyi sürdürmeden yalnızca ve şeklen aynı çatı altında oturmak, evlilik birliğinin sağlıklı bir biçimde yürüdüğü ve çekilebilir olduğu yolunda yorumlanıp değerlendirilemez. Öyle ise Mahkemece yapılacak iş, aynı çatı altındaki yaşamın nitelik ve kapsamı konusunda tarafların delillerini toplamak ve yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Bu yön göz önünde tutulmadan eksik inceleme amacı ile oturumda davanın reddine karar verilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy